Tazminat ve Borçlar Hukuku Nazlı Yaren Kazancıoğlu

SENETSİZ VE SÖZLEŞMESİZ ALACAKLAR İÇİN İCRA TAKİBİ YAPILABİLİR Mİ?

GİRİŞ

Hukuki veya ticari ilişkilerde taraflar her zaman yazılı bir sözleşme akdetmeyebilir veya alacak bir bono, çek, poliçe gibi kambiyo senedine bağlanmamış olabilir. Banka havalesiyle verilen bir borç, sözlü bir hizmet anlaşması veya teslim edilen bir malın bedeli gibi durumlarda, elinde yazılı bir belge veya senet bulunmayan alacaklının hukuki imkânları en çok merak edilen konuların başında gelmektedir.

İcra ve İflas Kanunu uyarınca, elinde hiçbir belge veya senet bulunmayan alacaklıların da icra takibi başlatması tamamen mümkündür.

İLAMSIZ İCRA TAKİBİ (ÖRNEK NO:7) NEDİR?

Elinde bir mahkeme ilamı veya elden kambiyo senedi (çek/bono) bulunmayan alacaklıların başvurabileceği temel icra yolu genel haciz yoluyla ilamsız icra takibidir uygulamadaki ismiyle örnek no: 7’dir.

Takip talebinde bulunurken icra dairesine bir sözleşme, fatura veya senet sunma zorunluluğu bulunmamaktadır. Alacağın miktarı ve sebebi takip talebinde açıkça belirtilir.

İcra dairesi, alacaklının beyanı üzerine borçluya ödeme emri (Örnek No: 7) tebliğ eder.

Borçlunun tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde borcu ödeme veya takibe itiraz etme hakkı vardır.

BORÇLUNUN İTİRAZ SÜRECİ NASIL İŞLER?

İlamsız icra takibinde, alacaklı olduğunu iddia eden kişinin herhangi bir sözleşme, ilam veya borç bildirir bir belgeyle başvurmamasına gerek olmaması sebebiyle borçlu şekilde belirtilen tarafın itiraz hakkı oldukça geniş tutulmuştur.

Borçlu 7 gün içerisinde borca itiraz etmediği takdirde, borç kesinleşir ve haciz aşamasına geçilir.

Fakat borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra dairesine sunacağı bir itiraz dilekçesiyle “borcum yoktur”, “borcun sebebi olan mal teslim edilmemiştir” veya “zamanaşımına uğramıştır” şeklinde takibe itiraz edebilir. Borçlunun icra dairesine sunduğu herhangi bir itiraz dilekçesi takibin durması için yeterlidir, gerekçe belirtmesine gerek yoktur.

Bu itirazın ardından sürecin ilerleyebilmesi için alacaklı olduğunu iddia eden tarafın “itirazın iptali davası” açması ve elindeki delillerle borcun varlığını ispat etmesi gerekmektedir.

ÖNEMLİ UYARI

Alacak türü ticari veya tüketici hukuku kapsamına giriyorsa, dava açılmadan önce dava şartı olan arabuluculuk sürecinin tamamlanması gerekir.

İTİRAZIN İPTALİ DAVASI

İtirazın alacaklıya tebliğ edildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde görevli ve yetkili mahkemede (Asliye Hukuk, Tüketici veya Asliye Ticaret Mahkemesi) dava açılmalıdır. Bu süre hak düşürücüdür, bir yıl içinde dava açılmaması halinde aynı dosya üzerinden herhangi bir işlem yapılamaz.

İTİRAZIN İPTALİ DAVASINDA İSPAT

Bu süreçte en can alıcı nokta, mahkemede alacağın varlığı ispat edebilmektir. Senetsiz alacaklarda banka dekontları, yazışmalar (WhatsApp/E-posta), tanık beyanları veya senetle ispat sınırı üzerindeki alacaklar için yemin deliline başvurulabilir.

Banka Havalesi / EFT Dekontu “Borç Verme” İspatı İçin Yeterli Midir?

Uygulamada yapılan en büyük hatalardan biri, borç gönderirken dekontun açıklama kısmının boş bırakılmasıdır.

Yargıtay içtihatlarına göre, açıklamasız gönderilen para borç verme değil, aksine mevcut bir borcun ödenmesi (borcun ifası) amacıyla gönderilmiş sayılır.

YARGITAY 3. Hukuk Dairesi         2009/20240 E.,  2010/1778 K.

“…Borçlar Kanunu’nun 457 ve ardından gelen maddelerinde düzenlenmiş olan havale, hukuksal nitelikçe bir ödeme vasıtasıdır. Havalenin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur. Bu yasal karinenin aksini, havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını ileri süren havaleci (muhil) bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür (HGK.09.06.2004 tarih 2004/4-362 E.-2004/347 K.)...”

Dekontta açıkça “borç verme”, “borç olarak gönderilmiştir” gibi bir ibare yoksa, banka dekontu tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yetmeyebilir ve ispat yükü alacaklıya geçer.

WhatsApp Yazışmaları Mahkemede Delil Sayılır Mı?

Borçludan gelen WhatsApp mesajları, SMS’ler veya e-postalar; borç ilişkisinin varlığına dair güçlü bir “yazılı delil başlangıcı” oluşturur.

Miktar senetle ispat sınırının üzerinde olsa dahi, bu tür dijital yazışmaların bulunması durumunda mahkeme borç ilişkisinin ispatı için tanık (şahit) dinlenmesine izin verebilir.

Senetle ispat sınırı 2026 yılı için 38.830 Tl’dir. Her yıl yeniden değerleme oranında güncellenir. Delil başlangıcı olmadığı müddetçe bu sınırın üzerindeki borç tutarları için tanık dinletilemez.

BORÇLUNUN İTİRAZI HAKSIZSA İCRA İNKAR TAZMİNATI ÖDEMESİNE HÜKMEDİLİR

İtirazın iptali davası sonucunda mahkeme alacaklıyı haklı bulursa, borçlunun itirazını iptal eder ve takibin devamına karar verir.

Alacaklının talepte bulunduğu ve borçlunun takibe haksız yere itiraz ettiği sabit görülürse, borçlu alacak miktarının %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilir.

Eğer alacaklı, alacağı olmadığını bildiği halde takibe geçmiş ve davayı kaybetmişse, borçlu lehine %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilebilir.

SONUÇ

Senetsiz veya sözleşmesiz alacaklarda ilamsız icra takibi başlatmak alacağın tahsili için etkili ilk adımdır. Ancak borçlunun tek bir dilekçeyle takibi durdurabilmesi nedeniyle, sürecin dava aşamasına geçmesi ihtimali son derece yüksektir. Bu nedenle takip başlatılmadan önce eldeki delillerin (dekont, mesajlaşma, fatura, tanık vb.) doğru analizi ve ispat hukuku kuralları çerçevesinde değerlendirilmesi kritik noktalardandır. Sürelerin kaçırılması ve usulü işlemlerin karmaşıklığından dolayı hak kaybı yaşanmaması adına bu süreci bir avukat aracılığıyla yürütmeniz önem taşır.

Av. Nazlı Yaren KAZANCIOĞLU

Bu web sitesinde yer alan tüm makale, yazı ve içerikler yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki mütalaa veya danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişebileceğinden, somut olayınıza özgü hukuki değerlendirme için bir avukata danışmanız tavsiye edilir. Sitede yer alan bilgilerin kişisel veya ticari kararlarda doğrudan kullanılması sebebiyle doğabilecek doğrudan veya dolaylı zararlardan Kazancıoğlu Hukuk & Danışmanlık sorumlu tutulamaz.

Bu sitede yayımlanan yazılı içeriklerin tüm hakları saklıdır. İçerikler, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca koruma altında olup kaynak gösterilse dahi yazılı izin alınmaksızın kopyalanamaz, başka platformlarda yayımlanamaz veya çoğaltılamaz.