HAFTANIN KARARI- KAMULAŞTIRMASIZ EL ATMADA İCRANIN DURDURULMASI KARARI İÇİN İDARENİN DE TEMİNAT GÖSTERMESİ GEREKECEK

7 Ağustos 2026 tarihli ve 33333 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin E. 2026/24, K. 2026/106 sayılı kararı için https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/08/20260807-8.pdf bağlantısını kullanabilirsiniz.

OLAYIN ÖZETİ

Kamulaştırmasız el atma nedeniyle hükmedilen tazminat alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibinde, borçlu İdare 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun ek 4. maddesinin ikinci fıkrasına dayanarak teminat göstermeksizin icranın geri bırakılmasını talep etmiştir. İlgili kanun maddesi, idarelerin icra takiplerinde teminat gösterme zorunluluğu olmaksızın temyiz/istinaf incelemesi sonuna kadar icranın durdurulmasını talep edebilmesine imkân tanımaktaydı.

Somut olayda Bursa 4. İcra Hukuk Mahkemesi, fiili el atma sonucu doğan alacaklarda borçlu idareye teminatsız tehir-i icra imkânı tanınmasının mülkiyet hakkı ve anayasal güvencelerle çeliştiği kanaatine vararak kuralın iptali için somut norm denetimi yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.

ANAYASA MAHKEMESİNE BAŞVURU NEDENLERİ

MÜLKİYET HAKKI

Anayasa’nın 46. maddesinde kamulaştırma bedellerinin nakden ve peşin ödenmesi güvence altına alınmıştır. İdarenin usulüne uygun kamulaştırma yapmak yerine hukuka aykırı fiili el atması sonucu doğan tazminat alacaklarında, borçlu idareye teminatsız biçimde takibi durdurma yetkisi verilmesi mülkiyet hakkını ve alacağa zamanında ulaşma imkânını ölçüsüzce kısıtlamaktadır.

SİLAHLARIN EŞİTLİĞİ VE HAK ARAMA HÜRRİYETİ İLKESİ

Genel icra hukuku kuralları uyarınca borçlular icranın geri bırakılmasını talep edebilmek için dosya borcunun tamamını karşılayan teminat yatırmak zorundayken, borçlu idareye hiçbir teminat göstermeden takibi durdurma imkânı tanınması vatandaş ile idare arasındaki dengeleri bozarak idare lehine ölçüsüz ve haksız bir ayrıcalık yaratmaktadır.

ÖLÇÜLÜLÜK VE HUKUK DEVLETİ İLKESİ

Kamu yararı amacı ile bireyin mülkiyet hakkı ve alacağına bir an önce kavuşma çıkarı arasındaki makul dengenin vatandaş aleyhine bozulduğu, idarenin haksız eyleminden kaynaklanan borçlarda bu tür bir korumanın orantısız külfet yüklediği tespit edilmiştir.

ANAYASA MAHKEMESİNİN DEĞERLENDİRMESİ

Anayasa Mahkemesi esasa ilişkin yaptığı denetimde; kamulaştırmasız el atmanın, kamu idaresinin hukuki bir usul olmaksızın mülk sahibinin taşınmazına fiilen el koyması niteliği taşıdığına dikkat çekmiştir.

Yüksek Mahkeme, Anayasa’nın mülkiyet hakkını koruyan 35. maddesi ile kamulaştırmada peşin ödemeyi öngören 46. maddesini birlikte değerlendirmiştir. İdarenin hukuka aykırı eylemi nedeniyle doğan tazminat alacaklarında idareye “teminatsız tehir-i icra” ayrıcalığı tanınmasının; mülk sahibinin alacağına ulaşmasını makul olmayan sürelerle geciktirdiğine, bunun da mülkiyet hakkına yönelik orantısız ve ölçüsüz bir sınırlama oluşturduğuna hükmetmiştir.

KARARIN ÖNEMİ

Karar, fiili el atma gibi hukuka aykırı eylemlerde idarenin vatandaşa kıyasla usul güvenceleriyle korunmasının önüne geçmiş ve silahların eşitliği ilkesini güçlendirmiştir. İdarelerin usulüne uygun kamulaştırma yapmak yerine “önce el atıp sonra uzun yargılama ve teminatsız icra süreçleriyle süreci uzatma” taktiğini etkisiz kılacak hukuki bir engel oluşturmuştur. Mülk sahiplerinin mahkeme kararıyla kazandıkları tazminat alacaklarını tahsil ederken karşılaştıkları teminatsız durdurma engeli de kalkmıştır.

SONUÇ

Anayasa Mahkemesi, oy çokluğuyla 2942 sayılı Kanun’un ek 4. maddesinin ikinci fıkrasındaki ilgili kuralı kamulaştırmasız el atma tazminatları yönünden iptal etmiştir.

Bu iptal kararı neticesinde; artık kamu idareleri kamulaştırmasız el atma ilamlarına dayanan icra takiplerinde tehir-i icra (icranın durdurulması) kararı alabilmek için İcra ve İflas Kanunu’nun genel hükümleri uyarınca dosya borcunun tamamını karşılayacak nitelikte teminat göstermek zorundadır. Teminat gösterilemediği takdirde icra takibi devam edecek ve mülk sahipleri alacaklarını tahsil edebilecektir.

Av. Nazlı Yaren KAZANCIOĞLU