HAFTANIN KARARI- TAVZİH KARARI HÜKMÜN ESASINI VE SINIRLARINI DEĞİŞTİRECEK ŞEKİLDE KULLANILAMAZ

Anayasa Mahkemesi’nin Serpil Yeşil Uğur bireysel başvurusunda (Başvuru Numarası: 2021/61793) verdiği ihlal kararı için “https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/08/20260805-8.pdf” bağlantısını kullanabilirsiniz.

OLAYIN ÖZETİ

Başvurucu ile davacı avukat arasında 11/11/2006 tarihinde avukatlık ve hukuk danışmanlığı ücret sözleşmesi imzalanmıştır. Başvurucu, 8/9/2009 tarihinde avukatı azletmiştir.

Davacı avukat, vekâlet ücreti alacağı için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve %40’tan az olmamak üzere icra inkâr tazminatı talebiyle 13/10/2009’da dava açmıştır.

İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi, azlin haksız olduğuna kanaat getirerek takibin 182.448 TL üzerinden devamına ve asıl alacak üzerinden %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmetmiştir (7/10/2020).

Davacı vekili, takibin yapıldığı tarihteki mevzuata göre icra inkâr tazminatının %40 olması gerektiğini iddia ederek düzeltme talep etmiş; Mahkeme 2/2/2021 tarihli kararıyla HMK m. 304 (tashih) uyarınca oranı %40’a çıkarmıştır.

Başvurucu, kararın esasına ilişkin itirazlarının yanı sıra %20 olarak verilen tazminat oranının usule aykırı biçimde “tashih” kararıyla %40’a yükseltilmesini temyiz ve karar düzeltme aşamalarında açıkça ileri sürmüş; ancak Yargıtay 3. Hukuk Dairesi bu itirazı gerekçelendirmeksizin hükmü onamış ve karar düzeltme talebini reddetmiştir.

ANAYASA MAHKEMESİNE BAŞVURU NEDENLERİ

GEREKÇELİ KARAR HAKKI

Mahkemenin esasa etkili bir husus olan icra inkâr tazminat oranını hükmün tashihi (HMK m. 304) yoluyla değiştirip değiştiremeyeceği ve başvurucunun bu duruma yönelik esaslı itirazlarının gerek ilk derece gerekse Yargıtay (kanun yolu) kararında hiçbir şekilde karşılanmamış olması.

MAKUL SÜREDE YARGILANMA HAKKI

2009 yılında başlayan davanın 2022 yılına kadar sürmesi nedeniyle makul sürenin aşılması iddiası.

ANAYASA MAHKEMESİNİN DEĞERLENDİRMESİ

GEREKÇELİ KARAR HAKKI DEĞERLENDİRMESİ

Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı; mahkemelerin davanın sonucunu etkileyecek nitelikteki temel iddia ve itirazlara ilgili ve yeterli gerekçe sunmasını zorunlu kılar.

Hükmün tashihi (HMK m. 304), yalnızca açık yazı ve hesap hatalarının düzeltilmesi için uygulanabilir bir yoldur. İcra inkâr tazminatı oranının %20’den %40’a çıkarılması gibi davanın esasına etkili bir hukuki değerlendirmenin “tashih” adı altında yapılması ve buna karşı yapılan başvurucu itirazlarının Yargıtayca cevapsız bırakılması usuli güvenceleri zedelemiştir.

İlk derece mahkemesince karşılanmayan veya karara karşı açıkça ileri sürülen esaslı iddiaların (tashih usulünün hukuka aykırılığı), Yargıtay incelemesinde de değerlendirilmemiş ve açıklığa kavuşturulmamış olması gerekçeli karar hakkının ihlali olarak görülmüştür.

MAKUL SÜREDE YARGILANMA HAKKI DEĞERLENDİRMESİ

7445 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemeler neticesinde, 9/3/2023 tarihi itibarıyla derdest olan makul süre şikâyetlerinde öncelikle Adalet Bakanlığı Tazminat Komisyonuna başvuru yapılması gerektiği hatırlatılmış ve ikincillik ilkesi gereği başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle bu iddia hakkında kabul edilemezlik kararı verilmiştir.

KARARIN ÖNEMİ

Karar, derece mahkemelerinin HMK m. 304 kapsamında “maddi hata düzeltmesi” adı altında tarafların hak durumlarını doğrudan etkileyen esasa ilişkin kararlar veremeyeceğini ve verilse dahi kanun yolu mercilerinin bu duruma sessiz kalamayacağını teyit etmektedir.

Yargıtay’ın matbu onama kararları ile taraf iddialarını zımnen reddetmesi, özellikle yargılamanın usulüne ve esasına etki eden açık sakatlıklarda Anayasa Mahkemesi tarafından adil yargılanma ihlali olarak değerlendirilmeye devam etmektedir.

SONUÇ

Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle karar verilmiştir. İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması ve yeniden yargılama yapılması amacıyla karar dosyasının ilgili İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine hükmedilmiştir.

Av. Nazlı Yaren KAZANCIOĞLU